Marcus Miller’ı ilk vuruşta tanırsınız. Ton parlak, atak sert, notalar kısa. Bu sesin arkasında 1977 model bir Jazz Bass ve ona eklenmiş bir ön yükselteç vardır; tiz bölge açık, orta bölge biraz geri çekilmiştir.
Slap tekniği onun elinde gösteri olmaktan çıkar. Başparmak vuruşu davulun trampetiyle hizalanır, çekilen tel ise hi-hat gibi kısa bir vurgu koyar. Ritim bölümü böylece tek bir çalgı gibi duyulur.
Miller aynı zamanda bir düzenlemecidir. Miles Davis’in 1986 tarihli Tutu albümünü büyük ölçüde o kurdu; parçaların çoğunda birden fazla çalgıyı kendisi çaldı. Bası bir düzenleme aracı olarak kullanması, onu yalnız icracı olmaktan çıkarır.
Bas klarnet çalması da tesadüf değil. Nefesli bir çalgının cümleleme alışkanlığı, bas hatlarındaki nefes alma noktalarını açıklar. Notaları ne zaman bırakacağını bilmek, hangi notayı çalacağını bilmek kadar belirleyicidir.
Derslerimizde slap çalışması ritim bölümüyle birlikte yürütülür; teknik tek başına değil, davulla hizalanarak öğrenilir.