Slap tekniğinin kaynağı bir eksikliktir. Larry Graham, davulcusu olmayan bir toplulukta çalarken davulun işini de üstlenmek zorunda kaldı. Başparmağıyla kalın tele vurup trampet sesini, işaret parmağıyla ince teli çekip çıtırtıyı elde etti.
Graham bu tekniği Sly and the Family Stone kayıtlarına taşıdı. 1960’ların sonunda bas hattı artık yalnız armoniyi taşımıyor, ritmin bir parçası oluyordu. Funk dediğimiz dokunun kurulmasında bu ayrıntının payı büyüktür.
Sonraki kuşakta Louis Johnson tekniği hızlandırdı ve ona daha keskin bir biçim verdi. Brothers Johnson kayıtlarında ve Michael Jackson’ın Off the Wall albümünde duyulan bas, slap’in pop müziğe geçişini işaret eder.
Teknik yaygınlaştıkça tartışma da başladı. Slap, doğru yerde kullanıldığında ritmi keskinleştirir; her yerde kullanıldığında şarkının önüne geçer. Deneyimli icracıların çoğu bunu bir renk olarak görür, varsayılan biçim olarak değil.
Derslerimizde slap, kursiyerin dağarında karşılığı olduğunda çalışılır; teknik gösteri olarak değil, ritim bölümünün bir aracı olarak ele alınır.